İngilizceyi nasıl öğrendim?

ingilizceyi nasıl öğrendim

İngilizceyi nasıl öğrendim? Sihirli bir değnekle mi? İyi olurdu ama öyle bir değnek yok 😆 Ama o değneğe gerek yok ki; Sen meraklı ol yeter👍

Denebilir ki; Gerçekten meraklıysanız, ki bu sizi doğal olarak istekli yapar, İngilizce konuşulan topraklara adım atmadan da çok iyi düzeyde İngilizce öğrenebilirsiniz! Eğitimlerim sırasında okuduğum yazılardan birisinde geçen cümle şöyleydi, Yüz yıldan fazla bir zaman önce bir yazar (yazarın adını hatırlamıyorum) dünyaya mal olmuş kitabını İngilizce yazdığında İngilizce konuşulan topraklara adım bile atmamış! Eskilerde bir zamanlar bir futbolcu için de güzel bahsedilmişti okuduğum yazıda! … Futbolcu için söylenen şu cümle de aklımda kaldı.”his English was as good as his dribbling… (ingilizcesi top sürmesi kadar iyiydi) Futbolcununda adını hatırlamıyorum ancak her iki bilginin de kaynağı buradaki setin içinde: oxford english

Callan Method ile tanıştım

Uzun yıllar İstanbul’da alanında lider konumda olan butik bir dershanede eğitmenlik yaptım ve artık İstanbul’da kendi özel derslerimi veriyorum. Kullandığım sistem İstanbul’da hızla yayılan Callan Method sistemidir. Callan Method ingilizceyi diğer yöntemlere kıyasen 4 kat daha hızlı sürede öğreten etkili İngilizce eğitim sistemlerinden biridir. Özellikle İngilizce özel ders ile bütünleştiğinde kesinlikle sonuç alınacak mucizevi bir yöntemdir! Blogumda Hem Callan Method Hem de ingilizce özel ders ve İngilizce öğrenim süreciyle alakalı fazlasıyla bilgi bulmanız mümkün. Ben motivasyon ve farkındalık düzeyinin sanatı yaratmanın kendisiyle orantılı olduğunu düşünenlerdenim… Motive olup farkındalığınızı arttıracak yazılarımdan bir hayli göreceksiniz…
Callan Method özellikle İstanbul’daki butik eğitim merkezlerinde, butik dershaneler veya diğer özel eğitim kurumları gibi yerlerde veriliyor…Yöntemin kendisi hakkında blogumda fazlasıyla bilgi bulabilirsiniz…. Kendinize yakın olan bir tanesini tercih etmeniz faydalı olacaktır 👍

Callan Method Eğitmeni neden öyle olmalı?

Şimdi konuya dönecek olursak asıl değinmek istediğim konu Callan Method yöntemi değil, yöntemi iyi bilen eğitmenlerle çalışmak! Bu yöntem ile eğitim alacak kişilerde aranan temel özellikler şöyle olacaktır:
Öncelikle İngilizceyi çok iyi bilen kişiler tercih edilir… Üzücü, lakin ülkemiz genelindeki İngilizce veya diğer dil mezunları gibi derme çatma bir aksanla veya akıcılıkla konuşabilen öğretmen sayısı yeterli değil… Bilmem hangi üniversiteyi bitirmiş olmanız İngilizce konuşma seviyenizin de bir native speaker’a yakın olması anlamına gelmez. Öğretmenlerimizin çok büyük bir çoğunluğunun İngilizceleriyle defalarca karşılaştım. Çok iyi üstatları da görmek beni ziyadesiyle mutlu etti… Bizim öncelikle eğitmenlerimizi eğitmemiz gerekiyor keza bu sıralar bu olaylar gündemde…

Eğitmenlerin iyi örnek olması önemlidir

Bunun yanı sıra Türk, veya anadili İngilizce olan Amerikalı, Avustralyalı gibi bir çok öğretmen adayına da Callan Method ile nasıl İngilizce öğretebilecekleri eğitimini kendi deneyimlerim çerçevesinde verdim. Bu yüzden bu eğitimi alacak kişilerin İngilizce konuşma olayını çok iyi derecede aşmış ve çok rahat ve akıcı İngilizce konuşuyor olması gerekiyor! Bu yüzden yabancılar veya yurt dışında eğitim almış veya çok iyi dil kabiliyetleri olan eğitmen adayları kesinlikle şart!

Eğitmen adayının, mümkün olan en kısa sürede tanıması gereken bu karmaşık sistemle İngilizce öğretmeye başlayabilmesi için en az 5 6 ay eğitim alması da gerekebilir.. Ondan sonrası yıllarla birlikte gelen profesyonelliğin artması… Çünkü ezberlemesi gereken, sorular silsilesi, roller ve yerine göre bazı çok özel sorular için hazırlanması gereken senaryoları canlandırabilmesi, veya yöntemin vadettikleriyle etkili İngilizce eğitim verebilmesi, eğitmenin hem doğal öğretebilme kabiliyetini hem de teatral yeteneğinin bir nebze iyi olmasını gerektirir. Önünde binlerce sorunun olduğu 6 kitap var… Bu yüzden 10 yıllık deneyimime dayanarak yöntemin en deneyimli hocalarından biri olduğumu söylemek isterim…

Olur da, İnşallah benimle karşılaşırsanız; Türkçe konuşmazsam Türk olduğumu anlamanız neredeyse çok zor! Çünkü aksanım genel olarak Türklerin konuştuğu gibi, alışık olduğunuz bir İngilizce değil.. Muhtemelen yıllarca İngilizce konuşulan bir ülkede yaşamış olduğumu veya bazıları gibi yabancı olduğumu düşünebilirsiniz! Lütfen burada bir yanlış anlaşılma olmasın, yüksek derecede İngilizce biliyorum izlenimi vermeye çalışmıyorum, onlar gibi konuşuyorum demek istiyorum… Onlar da çoğu zaman basit ve sıradan şeyler konuşurlar. Siz ne konuşmak istediğinize kendiniz karar verirsiniz 😉 Peki Onlar gibi konuşmak ne demek? veya çok iyi düzeyde İngilizce konuşmanın ne olduğunu sanıyorsunuz? Türkçe düzeyinden ne kadar eminsin? Evet doğru Türkçe anadilin! Ne demek mi istiyorum? bu 👉 yazıma bak

Bir dili öğrenmek sanat gibidir

Konuyu yavaş yavaş İngilizce konuşma konusuna, neden sanatsal bakmak gerektiğine bağlamak isterim.
Bir dili öğrenmeyi ve özellikle onu konuşmayı ”sanatsal” olarak değerlendirebilmek için yıllarınızı vermiş ve bunda başarı sağlamış olmanız gerekir… Çünkü bir dili iyi derecede iyi bilmek olaya sanatsal açıdan bakmadan mümkün olamaz!… Ben bunu böyle başardım. Benim için neden sanatsal olduğunu, ve bu azimli sürecimi, sizlere özetle açıklayarak anlatmak isterim

Ben İngilizceyi nasıl öğrendim?

İlkokulda başladı maceram meraktan ötürü…

Ben sebebini hatırlamadığım bir şekilde ilkokul 4’te inanılmaz bir aşkla makine gibi İngilizce öğrenmeye başlamış biriyim… ilkokul 4 – 5 aralarında kendimi eğitmeye başladım…o zamanlar ilkokul 4-5’te İngilizce eğitim yoktu 🙂 gazetelerin dağıttığı kitapçıklarla ilk tanıştığımda haşır neşir olmaya başlamıştım.. Evimiz çarşı merkezdeydi ve o sıralar ortalıkta incirlik hava üssünden kaynaklı Amerikalılar gezerdi ve hatta Adana’nın iyi semtlerinde semtlerinde bile yaşarlardı… Onları gördüğüm zaman evdeysem koşarak aşağı iner, öğrendiğim 3 kelimeyle onlarla İngilizce konuşmak üzere peşlerinden giderdim… Ve her gördüğüm yerde büyük bir cesaretle yabancılarla konuşmaya can atardım. Daha A1 bile değilim düşünün

Orta okuldayım!

Derken ortaokula başladığımda ilk profesyonel eğitimimi almaya başladım. Bir devlet okulundan bahsediyorum özel falan değil… Okulda Haftada 8 veya 13 saat kadar İngilizce eğitimi aldım. Okulda öğretmenlerime sürekli sorular sorardım. Onları, öğrendiğim kelimelerle, kendi cümlelerimi kurarak etkilemeye çalışırım. E tabi okulda İngilizcesi en iyi olan ve sınavlarda kopya çekilmek üzere yanına oturulan bir inektim de 🙂

Orta okuldaki derslerimin yanı sıra ayrıca, yukarıdaki kaynak verdiğim linkteki, Oxford English setini, kuponla biriktirerek almıştım. 6 ay boyunca her 30 kupona bir ansiklopedi ve 2 kaset… 😉 Öyle bağlıydım ki kitaplarıma ve kasetlerime… her gün bir konu şeklinde, günde bazen 30 bazen 40 kelime öğrenerek setteki 6 kitabı da tamamladım…  Kasetler ve kitapların dışında farklı farklı dinleme egzersizleri, radyo dinleme eğitimleri, podcastlerim vs…. Okulda parlak bir öğrenci olmamın sebebi buydu yani…😂 Biyoloji ve kimya derslerinde de çok çalışkan, ve konuşkan olduğumdan ötürü okuma dersleri yüksek sesle bana yaptırılırdı çoğunlukla. Matematik dersi yüzünden okulumu takdir ile değil de teşekkür belgesiyle bitirmekten de rahatsızlık duymuyorum 😂

Dil kursları bir zamanlar lükstü

İngilizce eğitimim için Özel kurslara toplasanız 3 4 ay kadar bile gidemedim çünkü o zamanlar bu tarz kurslara falan gitmek pahalıydı… Kursa gitmek için ağladığımı hatırlıyorum 😂  Bugünkü aklım olsaydı gitmemek için ağlardım herhalde 😉 Ama çocuk aklı işte ailenin maddi durumunu nereden bilsin… Şimdiki gibi yıllık 900 tlye kurslarda yoktu ne yalan söyliyim 😉  Neyse babam bir şekilde bir şeyler yaptı ve o zamanlar Adana’da Amerikan derneği vardı, beni oraya yazdırdı. Seviye tespit sınavıyla 9’uncu kurdan başlamıştım. Zaten sadece 1 kur gidebildim😂  Ama kursa öyle büyük bir istekle gidiyordum ki, oradaki yabancı hocalarla konuşacağım diye içim giderdi… Konuşacak kimse yoksa İngilizce makaleleri aynanın karşısında yüksek sesle okurdum. Bazen kendi okumamı kaydeder okumamdaki hataları bulmaya çalışırdım… Yani ben çok uğraştım; ve işte böylece devam etti bu dili öğrenme isteği…

Lisedeyim

Sonra lise hayatı başladı ve ben doğal olarak İngilizce bölümünde okudum ve tabi yine sınıfın en iyisiydim… haftada 21 saat İngilizce eğitim almam yetmiyormuş gibi, kredili sistemdeydik o dönemlerde ve 2 3 saatlik boş ders araları oluyordu. O ders aralarında İngilizce hocamın diğer sınıfına giderdim ve beni örnek öğrenci olarak gösterirdi sınıfta.. Ama şimdi gurur duyduğum şeyden o zamanlar çok utanırdım😌  Orta okulda Sevinç hocama ve Lisede Deniz hocama, Ayhan hocama ve hatırlamadığım diğer hocalarıma sonsuz saygılarımla… Lise 2 veya 3’te de ikinci bir seçmeli ders sunuldu.. Ben Almancayı seçtim ve 2 3 ay kadar Almanca eğitim almışlığım ile çok temel cümle yapıları ve fiil çekimleri hala aklımdadır.. Peşinde koşsaydım şu an Almancam da muhtemelen çok iyi olabilirdi. Hikayem elbette burada bitmiyor..

Üniversitedeyim

Üniversite çağına geldiğimde tahmin edebileceğiniz üzere İngilizcem çok iyi düzeydeydi ve bu yüzden bir arkadaşımın bana ektiği fikrin de etkisiyle (inception gibi evet) üniversiteyi de Fransızca okumak istedim ve bunu isteyerek bilerek seçtim ve üniversiteden bir yıl önce üniversiteye hazırlık için Adana’daki Kök-dil dershanesine yazıldım.. Ve artık Fransız dili öğrencisiydim, ve tabi dershanede de yeteneğim kendini gösterdi… kısa sürede Fransızca öğrendim ve sınıfın en iyilerinden biri bendim. Sene sonunda üniversite sınavı geldi çattı ve ilk tercihim olan Mersin üniversitesi Fen Edebiyat Fkultesi Fransızca Mütercim tercümanlık bölümünü kazandım…

Puanım Hacet-tepe üniversitesine gitmem için de yeterliydi fakat uzaklık ve diğer ailevi sebeplerle alakalı olarak zaten ilk tercihim olan Mersin üniversitesi oldu. Sınıfta ve bir üst sınıflarda dahil olmak üzere okulda en iyi öğrencilerden biri olduğumu söylememe gerek var mı 😅 ? Hatta üst sınıftaki öğrencilerden sadece yurt dışından gelen Fransızca öğrencileri benden iyiydi desem yeridir. Benim bu derece hızlı dil öğrenebilmem sihirli bir değneğin veya dil yeteneğimin sonucu değildir, zira bunu kabul dahi etmem! Bu yetenek saatlerce yoğun çalışmamın ve çalışkanlığımın sonucudur… işimi de çok seviyor olmamın sebebi de budur👈

Üniversite yıllarımdan bir kaç küçük kesit

Üniversite yıllarımda Fransızca bölümü arkadaşlarımdan başka bir sürü İngilizce ve almanca bölümünden de arkadaşlarım vardı ve beni sever ve ilginç bulurlardı…çünkü hepsine yetişebiliyordum ve neredeyse 3 dilli biriydim…. Zaten İngilizce bölümündeki bir çok öğrenci beni duyduklarında şaşırırdı… Bir gün İngilizce bölümünde okuyan biriyle tanıştım. Fakat çocuğu yabancı sanıyordum,.. Çünkü İngilizcesi olağanüstü düzeydeydi.. Çocuğun rengi bir yana sesinin rengi de Avrupalı gibi olunca ben direk çocuğun yabancı olduğuna inanmışım… Çocukta kendini öyle kaptırmış ki benden beterdi hatta… Ben en azından Türkçe konuşuyordum milletle.. O Türkçe bile konuşmuyordu o derece yani ama Türk yani… ilginç dimi ? 😑  oda benim için yurt dışında öğrendiğimi sanırmış meğersem… Bende onun aklında kalmışımdır herhalde… Hani bir onu unutamıyorum yurt dışına çıkmadan bu derece native gibi İngilizce konuşabilen…

Merak etmek istekli olmak demektir

Dil öğrenme yeteneği tek başına çok geçerli veya yeterli değildir. Olaya biraz sanatsal açıdan bakmak ve dil öğrenme sürecini hayatımızın bir parçası haline getirmek gerekir!
Ben Şu an 2 dili çok iyi düzeyde konuşabiliyorsam, sebebi, dil öğrenme olayının benim için bir merak konusu olduğu gerçeğidir… Ne yaparsanız yapın merakla ve istekle yaptığınız sürece sonuç alırsınız! Sanat gibi…

Benim öğretmenlik hayatım Üniversite 2. sınıfta başladı.. o yıllarda İngilizce özel ders vermeye başladım ve üniversite bitene kadar ara ara farklı öğrencilerim oldu ama o sıralar sadece harçlığımı çıkarıyordum ve şimdiki kadar iddialı bir öğretmen olduğumu söyleyemem…Hakkımda sayfamı ziyaret edebilirsiniz..

İngilizceyi Callan Method ile öğrenmedim… Ama Callan Method ile İngilizce öğretmeyi öğrendim… Sadece 1 yılda Callan Methodu bütün açıları ve ayrıntılarıyla iyi derecede öğrendim ve 2007 de başladığım Callan Method öğretmenliğinde en profesyonel düzeyime 2011 de geldim ve o zamandan beri kendimi bu yöntemin en uzman hocalarından biri olarak değerlendiriyorum… Çünkü Callan Method ile uzmanlaşmak zaman alır
İstanbulda uzun zamandır çalıştığım Easygo İngilizce eğitim merkezinin en Kıdemli ingilizce öğretmeniyim. Artık kendi özel derslerimi veriyorum👍 Callan Method

Bu yazıyı 26 eylül 2019 da güncellediğimde alttaki linkin artık olmadığını far kettim… yinede gitmek isterseniz link orada..

Kaynak: www.ingilizceforumlar.com/ingilizce-konusmak-sanat-ise-callan-method-bunun-icin-yaratilmistir-t60458.0.html

Bir Yorum Yazın