Yabancı dil öğrenmeye başlamadan önce

Dil öğreniniminde en zor ve en geç öğrenilen şey konuşmaya başlamaktır. Ancak zor olan kısmın ”konuşma kısmı” olması sizlere şaşırtıcı gelmesin, çünkü öğrenme zaman alan bir olgudur. Bunun yanı sıra, her ne kadar yeni teknoloji ve yeni hızlı dil öğretim metotları oluşturulsa da konuşmayı öğrenmek belli bir zaman dilimini kesinlikle aşacaktır. Ancak istisnai dil zekasına sahip kişilerden biriyseniz durum farklı. Dil öğrenme zekasının ne olduğunu, ya da dil zekası ileri olan kişiler ne veya nasıl oluyor da bu zekanın kendilerinde olduğunun farkına varıyor vs. gibi çoktan sorulu olguları düşünüp içinden çıkamasak ta, çevremizde böyle insanların olduğunu biliyoruz. Çok sık rastlamasak ta bu insanlar aramızda.

Çoğumuza göre, söz konusu yabancı dilin konuşulduğu ülkeye gitmeden o dilin ana dil düzeyinde öğrenilmesi imkansız gibi bir durum. Ancak ne şanslıyız ki durum böyle değildir. Çünkü görünen köy örneği çevremizde az da olsa mevcut. Tarihte bir çok isim var…Bu isimlerden bazıları, edebiyat alanında dünyaca ünlü bazı kitaplarını yazmadan önce İngilizce konuşulan bir toprağa ayak bile basmamış ancak büyük eserlere imza atmıştır. Sadece yazarlar veya edebiyatçılar değil daha bir çok alandan insanlar bunu başarmış.

Zira anadil nedir? Dilin anadil düzeyinde öğrenilmesi hangi seviyeden sonra anadil düzeyi olarak adlandırılabilir vs. gibi daha bir çok soru Kendi içinde patlak verse de, bunu bir yana bırakalım ve şöyle kabul edelim; Kendi dilimizdeki kadar rahat ifadeler kullanmak ve akıcı olmak anadil düzeyidir
Şimdi kendimize sormamız gereken soru şu olabilir: Bir dili öğrenmiş sayılmak için anadil düzeyinde mi öğrenmiş olmak gerekir? Bu sorunun cevabı kısaca ”hayır” olmalı. Zaten dil öğrenme aşamasındaki büyük bir çoğunluk eğitimine illede anadil düzeyine gelme ön şartıyla başlamaz. Lakin, ya kaldığı seviyede yetinir ya da ilerletmeye devam eder. Zira dünyada insanlara anadil düzeyinde yabancı dil öğreten bir metot yoktur. Çünkü anadil düzeyindeki bir yabancı dil seviyesi öğretilmez öğrenilir.

Şimdi kendimiz için daha somut kaynaklar ve çözümler arıyorsak ne yapmak gerekir, süreçler nelerdir biraz da şunlara değinelim.
Başlamayı düşündüğünüz kurs neresi olursa olsun öğreniminize kişisel olarak yeterli ilgi ve destek sunulduğuna kesinlikle emin olmalısınız. Çünkü başlangıçta soracak çok sorunuz olabilir.
Dil öğreniminde süreç şu şekilde başlar:
ilk önce çok temel bir kaç kelime ve dilin yapıtaşları öğretilir. ( yapı taşı ve benzeri bazı altın noktalara ilerleyen zamanlarda başka bir yazımızda değineceğiz) Başlangıç aşamasındaki bir öğrenci için öğrendiklerinin bazılarının dilin yapı taşı olup olmadığını idrak etmesi ya da bunların önemini anlaması zaman alabilir. Belli başlı kelimelerden ve yapıtaşlarından sonra, hazır soru kalıpları öğretilir. Ve bu soru kalıplarıyla birlikte öğrenilen kelime sayısı artar. Zaman geçtikçe öğrencinin aklında dilin mantığı filizlenmeye başlayacaktır ki en önemli kısmıda da budur.Sonraki aşamada bu öğrenim sürecine çok yüzeysel gramer bilgisi (dil bilgisi) eklenmeye başlar.Gramer dilin nasıl bir araya geldiğini anlamamızı sağlayan bir tür matematiktir. ilk Başlarda adına yapı taşı dediğimiz konu da aslında bir gramer konusudur. Fakat dil öğrenme psikolojisinde gramer sanki öğrenilen yada üzerinde çalışılan dilden apayrı bir konuymuş gibi algılansa da dil öğreniminin her aşamasında karşımıza çıkacaktır. Fakat bazı direk yöntemlerde gramer konusu çok yüzeysel geçilip öğrenciye konuşma aşamasında sözlü olarak empoze edilmektedir. ki en etkili olanı da budur.
Yeterli zaman geçtikten ve bir çok kelime, soru kalıbı ve bazı gramer konuları öğrenildikçe mantık kısmıda yavaş yavaş oturmaya başlayacaktır. Bu aşamaya kadar olan süreç tamamlanınca klasik isimlerle belirtecek olursak ”Elementary” seviyesini tamamlamış oluyoruz ki işin en zor kısmı bu seviyeyitamamlamaktır. Bundan sonrasının çorap söküğü gibi geldiğini zaten deneyimlerinizle göreceksiniz.
Sonra ki aşama da ise Intermediate, Upper intermediate ve Advanced seviyelerini tamamlamak gerekir. Teorik bir bilgi vermek gerekirse intermediate seviyesi sıradan birinin kendini çok yönde ifade etmesi için yeterli olarak görülmektedir. Sonrasına ihtiyacınız doğrultusunda kendiniz karar verebilirsiniz.

Günümüzde bir çok yabancı dil öğrenme yönteminin başarısı tabiki göz ardı edilemez.Ve ciddi anlamda etkili olan direk metotlar gittikçe artmaya devam ediyor. Callan Method bu anlamda en iyi ve en köklü yöntemlerden biridir. Farklı öğretim tarzıyla dil öğrenimine sezgisel ve içgüdüsel bir yaklaşım sunan Callan metot dil zekanızı tetikleyip kısa sürede sonuç almanızı sağlar.
Dünyanın en büyük şirketlerinden IBM, Olivetti, ve Hewlett Packard’ın (HP) çalışanlarının eğitimi için callan method’u tercih etmesi yeterince somut bir örnektir.

Fakat şunu beirtmek gerekir ki, hiç bir yöntem mucize olmadığı gibi, mutlaka belli bir zaman gerektirir. Bence mucize; kullandığınız yöntem ne olursa olsun yönteme olan inancınız ve en hızlı sonucu almak için kendi çabalarınız dan ötürü aldığınız sonuçtur.

Harun Güçlü
Callan Method Uzmanı

Etiket(ler): , , , , .Yer işareti koy Kalıcı Bağlantı.

Bir Yorum Yazın